MEDENİYETİMİZİN VAKIF KÜLTÜRÜ BURSA’DA KONUŞULDU

Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğüne bağlı Bursa Vakıf Kültürü Müzesi’nin açılışının birinci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen ‘Medeniyetimizde Vakıf Kültürü’ konferansında, İslamiyet ve Türk Milleti için vakıf kültürünün önemi anlatıldı.

Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Bursa Vakıf Kültürü Müzesi’nin açılışının yıldönümü dolayısıyla Merinos Müze Galeri alanında ‘Medeniyetimizde Vakıf Kültürü’ konferansı düzenlendi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programa, konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Emin Ay katıldı. Kültür ve medeniyetimizde vakıfların önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Mehmet Emin Ay, vakıfların İslam dininde kendisini önemli bir ayet ve hadislerle bulabilmiş, dallanıp budaklanmış Türk İslam kurumu olduğunu belirtti. Vakıfların insanlara faydalı olabilecek herhangi bir mülkü veya mülkün gelirini Allah’ın mülkü hükmünde kabul ederek insanların faydalanmasına sunmak anlamına geldiğini ifade eden Ay, “Vakfiye işini yapan kişiye Vakıf deniyor. Yani vakfeden kişi demektir. Bir mal vakfedilmişse onun mülkiyeti Allah’a geçmiştir. Bu vakfiyeden elde edilecek gelir ve menfaat insanlarına tahsis edilmiştir. Bir şey vakfedildikten sonra bunun süresi söz konusu değildir. İslam medeniyetine vakıf medeniyeti de denir. Osmanlı döneminde devletin bütün yükünü vakıflar almıştır. Allah rızası için malını mülkünü vakfedenlerin kurduğu bir medeniyettir. İnsanları buna motive eden hususlar, Kuran-ı Kerim’in ayetleri ve Peygamber Efendimizin hadisleridir” dedi.

Vakıf kültürünü teşvik eden ayetlerden ve hadislerden örnekler sunan Ay, vakıf kültürünün Türk İslam anlayışı içerisinde nasıl gelişme kaydettiğini de misallerle anlattı. İnsanların öldükten sonra amel defterlerinin kapandığını, ancak 3 hususta insanın amel defterine yazılmaya devam ettiğini dile getiren Ay, “Birincisi sadaka-i cariyedir. İnsana faydası sürekli olan iyiliklerde. Çeşme, okul, köprü, hastane gibi. İkincisi insanların sürekli faydalanacağı ilim bırakanlar. Üçüncüsü arkasından duan eden veya dua alan hayırlı bir evlat. İnsanımız bunun gibi birçok sebepten ötürü vakıf kültürüne büyük önem vermiştir. İnsana iyilikte bulunmak düşüncesiyle bir taşı yerden kaldırmak bile hayır işidir. Peygamber Efendimiz de ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır’ demiştir. Amelin en hayırlısı ise Allah yolunda harcanandır. Vakıfların en hayırlısı ise insanların en çok neye ihtiyacı var ise ona vakfedilendir” diye konuştu.

Selçuklu ve Osmanlı zamanında vakıf kültürü ve örnekleri saymakla bitirilemeyeceğini anlatan Ay, Bursa’nın da vakıf kültürünün en önemli merkezlerinden olduğunu hatırlattı. Bursa’nın geçmiş tarihten bu yana leyleklerin geçiş ve istirahat güzergahında olduğunu söyleyen Ay, “Burada durup yaralanan, yorulan, muhtaç olan leylekler dinlenir. Ecdadımız bunu düşünüp bir kuş hastanesi gibi çalışan Gurabahane-i Laklakan’ı kurmuştur. Yine Emir Sultan hazretleri erguvanlar açtığı zaman sevdiklerinin tekkesinde toplanmasını arzu edermiş. Her yerden gelen sevenleri geceleri zikir, gündüzleri ibadet ve sohbet edermiş. Bu sebepten erguvan bayramı denirdi. Bursalılar da sadece erguvanların açtığında gelenleri ağırlamak için vakıflar kurmuştur. Ramazan ayında teravihten çıkanlara serinlemeleri için şerbet ikram eden vakıflar kurmuşlardır. Vakıflar insanlığa çok hizmet etmiştir” diye konuştu.
Programın sonunda Büyükşehir Belediyesi Müzeler Koordinatörü Yaşar Elmas, Müzeler Şube Müdürü Muhterem Çevik ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü Müdür Yardımcısı Haşmet Yahya tarafından Mehmet Emin Ay’a günün anısına hediye takdim edildi. Konuklar daha sonra Vakıf Kültürü Müzesi’ni ziyaret etti.

Bir cevap yazın